Alternatif Kaynaklar
Başsız Süvari

Başsız Süvari

Donner Pass, halk arasında duyulan ve biraz da tüyler ürpertici bir geçmişe sahip olan bir yerdir. George Donner ve grubunun 1846 kışında mahsur kaldığı ve açlıktan ölmemek için kanibalizme başvurmak zorunda kaldığı bu yer, pek çok kişi için korkunç bir hikayenin başladığı nokta olarak bilinir. Peki ya bu, sadece tarih olmasaydı? Ya hala see yerde o korkunç günlerin yankıları hissedilebilir olsaydı? Belki de geçmişin bu karanlık yüzü, bulunduğumuz yerin hafızasında bir iz bırakmıştır. Belki de Donner Pass, bu trajediyi yeniden yaşayanlar için hayaletli bir mekan haline gelmiştir. Bir sinema yorumcusu olarak düşündüğümde, burası sadece bir tarihi olayın değil, aynı zamanda tüyler ürpertici bir gerilim hikayesinin de mükemmel bir fonu olabilir. Karlarla kaplı dağların arasında, insanın hayatta kalma içgüdüsüne kadar zorlandığı bu korkunç kışta, bir grup insanın hayatta kalmak için en son başvuracağı yönteme başvurması… Kendi türünün etini yemek zorunda kalan insanların hikayesi, belki de bu toprakların en korkunç gerçeğidir. Her ne kadar tarihi bir olay gibi görünse de, bu hikaye, birçok insanın derinlerde yatan korkularına hitap eder. Acaba bizler de böyle bir durumda ne yapardık? İşte bu soru, Donner Pass hikayesini daha da çarpıcı kılıyor. Bu yüzden belki de Donner Pass, sadece tarih olmayıp, insanın kendi içine yaptığı bir yolculuğun da sembolüdür.